Ameena Green, incecik bedeni ve doğal dik göğüsleriyle günün yorgunluğunu atmak için hazırdı. Bebek bakıcılığını bitirip evin sessizliğinde kendi karanlık amcığını okşamaya başladı; o siyah sıcak deliği parmaklarının arasında hissederken yüzüne yayılan o kirli gülümseme belli ediyordu tam da ne zaman doyacağını. Tam o sırada patronu erkenden eve geldi; Ameena fırsatı kaçırmadı, hemen ona yöneldi, açılan kapıdan içeri giren adamın iri yaraklığını dilinin ucuyla selamladı. “Acıkmış kara deliğimi besle artık,” dercesine gözlerini kırpıyor, kucağına alacak gibi adama doğru eğiliyordu.
Patron da boş durmadı. Ameena’nın dar amcığını avuçlayıp sıkarken yanağına sertçe vurdu, bu sert hareketle birlikte daha da şehvetlendi kadın. Hemen dizlerinin üstüne çöktü, sıcak dudakları Ameena’nın iç çamaşırı hafifçe ıslanmış o kara deliğine yapıştı. Dili sarkıtıp orayı yalıyor, emiyor, içine çekerken Ameena’nın bedeninde sarsıntılar başladı. Patronun sert nefesi ve ağzından akan tükürükle dolan her hareketi kadının içinde yavaş yavaş kabaran ateşi harlıyordu.
Giderek hızlandı hareketler; patronu dipten kökleyip amcığını dayıyordu Ameena’ya, kadın ise elleriyle adamın sırtını tırmalayarak sesini yükseltiyordu. O kara deliğin her köklenişi kadının sancılı hazlarını katmerliyordu. Amına sokulan o kalın yarak içini çekiştirip bırakıyordu, Ameena bütün bedenini titretiyor, kasları kendiliğinden kasılıyor, inlemeleri boğazından kopuyordu. Patronu hiç affetmeden hamur gibi yoğuruyor karısını; kirli sözler eşliğinde amını delik deşik edercesine sikiyor.
Sonunda ikisi de dayanamadılar ve doruğa ulaştılar—Ameena’nın amından gelen sıvılarla dolan pantolonu adamın yarak spermiyle buluştuğu o an tarifsizdi. Patrona son bir kez daha gözüne bakarak inledi: “Kökle beni bir kere daha.” Böylece karanlık deliği yine patlarcasına şiddetle dayandı ama artık ikisinin de gücü tükenmişti; nefes nefese yatakta yan yana serildiler, aralarındaki ısı hâlâ sönmemişti.



