Spor salonunun nemli havası, ter kokusu ve sıkı kasların gerginliği arasında birbirlerine tutunmuş iki beden vardı. Kızın sırtına yapışan adam, nefesini ensesine üflerken sertçe köklemeye başladı. Her hareketinde amcığını daha derine sokuyor, amını buruşturup yavaş yavaş ısıtıyordu. Kızın yüzündeki acı-azan karışımı ifade, içinde saklı kalan açlığı ortaya çıkarıyordu; sert dayamaların etkisiyle amcığı iyice doldurmuştu artık. O an adamın sertliği arttı, kalçalarını daha sıkı kavrayıp arka kapısından hızlı hızlı köklüyor, deli gibi içeri çıkıp giriyordu. Kızın nefesi kesildi, boynu kırılırcasına geriye atılırken sesleri salonu inletiyordu. “Aman… haaa… daha sert!” diye çığlıklar savurdu dudaklarından.
Onların arasındaki fiziksel savaş giderek kızışıyor; adamın eli belinden aşağıya inip ısırarak dolaşıyor, parmakları amcığını ovuşturup tırnaklarıyla hafifçe çiziyordu tenini. Kadının vücudu sanki ona aitmiş gibi esniyor, her köklemede dört bir yanından sıcak ter damlaları süzülüyordu. İkisi de kontrolü kaybetmişti; adam son gücüyle içine dolarken kız arka bacaklarını omuzlarına sardı ve tüm varlığıyla onu almaya hazırdı artık. Gıcırdayan makinelerin sesi altında, terden ıslanmış tenler birbirine sürtünürken hep birlikte yükseldiler. Sonunda adamın sertliği dorukta çatlamaya başladı; azgınca göğsüne bastırırken haykırdı ve kızın içine boşaldı; amcığı dolup taştı.
Kızda o an büyük bir patlama yaşandı; bütün bedenini sarsan orgazmla adama kenetlendi, boğazından boğazına istekli bir inilti yükseldi. Amcığını içeride sıkan kaslar yavaş yavaş gevşerken, salonun tozu dumana karıştı. İkisi de tükenmiş ama tatmin olmuştu; bu evrede geri dönüş yoktu artık. Kalçalar hafifçe sallanırken karşılıklı nefes alışverişleri devam ediyordu; her biri diğerinin bedeninde iz bırakmıştı o gün…



